15 Ekim 2009 Perşembe

Trafik İş Kazası

TRAFİK İŞ KAZASI

Bir trafik kazasını incelerken,

1. İş kazası var mı?
2.Uygun illiyet bağı var mı?
3. İşçinin ya da 3. kişinin kusuru var mı? Bunlara bakılır, ve sorumluluklar belirlenir.

İş kazası var mı?

Somut olayda kaza traktör ile işyeri dışında bir mahalde işyerine gerekli eşya veya hammadde alımından dönerken gerçekleşmiştir. 5510 sayılı kanunun 13/1-a maddesinde iş kazasının tanımı yapılmış ve sigortalının işyerinde bulunduğu sırada gerçekleşen kazaların iş kazası olarak kabul edildiğini hükme bağlanmıştır. Traktör 4857 Sayılı İş Kanununun tanımlar başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrasında sayılan işyeri araçlarından olup ve bu araçlar da iş yeri olarak kabul edilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanununun tanımlar başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrasında işyerinin; işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün olduğunu belirtmektedir.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 11. maddesinde işyerinin tanımı yapılmıştır. Bu tanıma göre işyeri; sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.
Aynı kanun maddesinin ikinci fıkrasında işyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçları da işyerinden saymıştır.

Traktör de işyerini oluşturan eklentiler arasındadır ve traktör ile yapılan kazalar işyerinde yapılmış sayılırlar.

5510 sayılı kanunun 13/1-a maddesine göre , iş kazası, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

Traktör ile yapılmış olan trafik kazası 5510 Sayılı kanunun 13/1a maddesine göre işçinin işyerinde bulunduğu sırada yapmış olduğundan, bu kaza iş kazasıdır.

Hem 5510 sayılı kanun hükümleri hem de 4857 sayılı kanun hükümleri birlikte ele alındığında işyeri dışında bir mahalde traktör ile yapılan kazanın bir iş kazası olduğu aşikardır.

Uygun illiyet bağı var mı?

Uygun illiyet bağının varlığından maksat sadece kaza ile çalışanın zararının arasındaki bağ değil, kazanın işverenin yürüttüğü iş ile olan bağıdır.

**Kaza ile işverenin yürüttüğü iş arasındaki illiyet bağını gösteren karineler;

1- İşçinin çalışma sırasında, işini yaparken bir kazaya uğraması durumda kaza ile iş arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kabul edilir.

2- İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle oluşan kazada da uygun illiyet bağının varlığı kabul edilir.

3- Kazanın iş saatleri içersinde yapılmış olması da kaza ile iş arasında ygun illiyet bağının varlığına işaret eder.

4- Kazanın yürütülen işin tehlikeli bir sonucu olarak meydana gelmesi de illiyet bağını gösterir.

Traktör kazasında yukarıda sayılmış olan karinelerden ilk üç maddenin hepsine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Ve kaza ile iş arasında uygun illiyet bağı vardır.

**Uygun İlliyet bağını kesen sebepler;
İşçinin kusuru,
3. kişinin kusuru ve
Mücbir sebeplerdir.


3- Kusur ve Sorumlukları:

Somut olayda mücbir sebep ve 3. kişinin kusuruna rastlanılmamaktadır.

İşçi: İşçinin yani kazazedenin de mütefarik bir kusuru görülmektedir. Ehliyeti bulunmadan traktör kullanmaktadır, ancak işverenin emir ve talimatı üzerine ve iş verenin ‘’bir şey olmaz hemen gidip geliriz’’ deyip zorlayarak kullandırması, işverenlerin işçilerin üzerindeki baskılarının göz önünde bulundurulduğunda işçilerin bunu yapacağı normaldir. İşçinin bu kusuru illiyet bağını kesecek kadar ağır değil sadece zarardan cüzi bir indirim sebebi sayılması gerekir.

İşveren: İşverenin ilk ağır kusuru ehliyetsiz birini araca bindirip iş yaptırmak ve karayoluna çıkarmaktır. Diğer kusuru ise kazaya sebebiyet veren demirlerin yanlış bağlanmasıdır. Demirlerin traktör kasasında yüklenirken eğik ve düzensiz bir şekilde yüklenmesi ve yolda giderken ağır demirlerin kasada yer değiştirerek traktörün gidişatını değiştirmesi ve kazaya sebep olmasıdır. İşveren demirleri yüklerken özen gösterseydi güvenli bir şekilde bağlasaydı veyahut bağlatsaydı kaza olmayabilirdi. Hiçbir önlem almayan işverenin kusuru ağırdır.

İş Davalarında Mahkemelerin Yetki ve Görevleri


Görev: 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1. maddesine göre , iş kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle (o Kanunun değiştirilen ikinci maddesinin C, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.
5521 sayılı kanunun hükümlerine göre iş mahkemesi kurulmayan yerlerde dava değerine göre genel mahkemelerde dava açılabilir.

Yetki: 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesine göre, iş mahkemelerinde açılacak her dâva, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.
Davalının ikametgahı ve işyerinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde dava açılabilir

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

YARGITAY 21 HD 2008/7855E 2008/10193K
İş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi tazminat istemidir. İş kazasına maruz kalan işçinin maddi zararının hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması temel koşuldur. İmzalı bordrolardaki ücret ile tanıkların bildirdiği ücretin farklı olması halinde, ücretin kesin olarak belirlendiğinden söz edilemeyecektir. O halde; işçinin yaptığı iş, deneyimi ve mesleki kıdemi gibi olgular belirtilerek, ilgili meslek odasından emsal ücret bilgileri celp edilerek ücret tespiti yapılmalıdır.

YARGITAY 21 HD 2007/17004E 2007/19663K
İş kazası sonucu ölümden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine ilişkin davada, işçi sağlığı ve iş gü­venliği konularında uzman bilirkişilerce, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak kusurun aidiyeti ve oranı saptanmalıdır.

YARGITAY 21 HD 2003/7438E 2003/7548K
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve aynı oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.


YARGITAY 21 HD 2003/3160E 2003/3023K
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek sigortalının ücretini belirlemek kazanç kaybını hesaplatmak ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.

YARGITAY 21HD. 2004/956E 2004/1691Kİş kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesine ilişkin davalar akde aykırı hareketten kaynaklanan tazminat davaları olduğundan BK’ nın 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir.


Yargıtay 10 HD 2002/1891E 2002/2479K
Trafik kazası, dolaylı da olsa işveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla meydana gelmiştir. Bu nedenle işkazası olarak kabul edilmesi gerekir.


YARGITAY 21HD 2003/11977E 2004/2011E
Davacı, trafik kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. İstihdam edenin sorumluluğu için istihdam edenle istihdam olunan arasında çalıştırma ve bağımlılık ilişkisinin bulunması, zararın hizmetin ifası sırasında ve hizmetle ilgili olarak oluşması, eylemin hukuka aykırı olması ve eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Başka bir anlatımla, kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp, eylemle zarar arasındaki uygun neden-sonuç bağının işçinin ya da 3. kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olması zorunludur.Somut olayda, açıklanan hususlar yerine getirilmemiş ve kusur raporu alınmadan sonuca gidilmiştir.Mahkemece yapılacak iş; olayda davalının sorumluluğunun olup olmadığının tespiti için yöntemince uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu almak ve alınan rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek sonuca gitmekten ibarettir.

YARGITAY 21HD 2006/4898E 2006/6306KYapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği ile trafik konularında uzman kişilerden seçilecek üç kişilik bilirkişi kuruluna konuya inceletmek verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgeleri birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermektir.

YARGITAY 21HD 2007/20152E 2008/5565Kİş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davalarında, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp, % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar ( pasif ) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanması gere

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme